İletmezsen Ölümü Gör Manyaklığı

Yazan: froNau - Tarih: 15 Ağustos 2009 Cumartesi @ 21:36 - Kategori: Komedi

Mail adresime gelen bir mail’i paylaşıyorum olduğu gibi;

Bu zamana kadar bana zincir e-posta gönderen tüm dost ve arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim;

  1. Sayelerinde tuvalet temizlemekte kullanıldığı öğrendiğim kolayı içemez oldum.
  2. Aids virüsü taşıyan iğneler kıçıma batar korkusuyla sinemaya gidemez oldum.
  3. Deodorantlar kanser yapıyor diye sayelerinde artık bir domuz gibi kokmaya başladım.
  4. Telefon hattımı kullanıp bana borç takarlar korkusuyla telefonlara da cevap vermiyorum.
  5. İçinden fare ya da fare zehiri çıkar diye hiçbir kutu içeceği içmiyorum.
  6. Çok sevdiğim içkime ilaç koyup beni uyuturlar, organlarımı çalarlar ve buz dolu bir küvetin içinde uyanırım diye bana yaklaşanları da tersliyorum.
  7. Neyim var neyim yoksa satıp hastanede yatan ve büyük ihtimalle ölmek üzere olan çocuklara yatırmayı düşünüyorum.
  8. Mail listesine katılırsam alacağım söylenen para, bilgisayar, cep telefonu ya da gezileri beklemekten de evden dışarı çıkamaz oldum.
  9. Tuz Gölü’ne Konya’nın katkılarından dolayı yemeklerim tuzsuz tatsız.
  10. MSN paralı olacak; adam yeşerecek mi, sararacak mı diye beklemekten de gına geldi.
  11. Excel hala ne zaman emekli olacağımızı da bildirmedi.
  12. Bir mail’i forward etmedim, başıma ne belalar gelecek diye korkuyla beklemekten ruh sağlığımı da kaybettim.
  13. Multipl skleroz olunuyormuş diye diyet ürünleri düşmanıma bile tavsiye etmiyorum.
  14. Yerli malı kullanacağım derken marketlerde barkodu 869 ile başlayan ürünleri aramaktan da gözlerimin biraz daha bozulduğunu farkettim.

Sevgili dost ve arkadaşlarımdan gelen;
‘lütfen okuyunuz’, ‘çok önemli’, ‘aman virüse dikkat’, ‘bilmem kim para dağıtıyor’, ‘en az beş kişiye yolla’,  inanmadım ama doğruymuş’, ‘kişiliğini test et’, ‘tıkla para yolla, tıkla yardım et’, ‘bilmemkim seni gözetliyor’, ‘bilmem kime mail at, haddini bildir’, ‘onu yeme bunu ye’ şeklinde başlayan kerameti kendinden menkul, nev’i şahsına münhasır bu mail’ler sayesinde hep beraber ‘kafayı çizme’ye ne kadar yakın olduğumuzu da müşahade etmiş oldum.

Şimdi; eğer bu mail’i 60 saniye içinde 1.200 kişiye göndermezsen;
Bilesin ki bir kuş sabah akşam kafana sıçacak ve hayatı sana dar edecektir.

Bir Dost…


(Dahaca Oylanmadı!)

Loading ... Loading ...

Çok Özellikli Muhtar

Yazan: froNau - Tarih: 14 Ağustos 2009 Cuma @ 22:45 - Kategori: Hayattan

Sabah’taki habere atfen yazıyorum.

Gerçekten de ülkemizde işini doğru dürüst yapan bir Allah’ın kulu bile -neredeyse- yok denecek kadar az iken Uşak’lı bu muhtar; düğünlerde aşçılık, köçeklik, eğlencelerde palyaçoluk, cenaze törenlerinde gassallık (ölü yıkayıcılığı) yapıyor.

Çok Özellikli Muhtar

Çok Özellikli Muhtar

Şaşılacak durum vallahi. Tabii ki adam eğlenip üstüne bir de ölü yıkamak isteyince Uşak Müftüsü Osman Akdemir olaya dahil oluyor ve; “olmaz efenim, hem oyun oyna hem gel ölü yıka” diyor.

Durum oldukça komik :) .

Sanırım yalnızca Türkiye’de gerçekleşebilecek olaylara bir yenisi daha eklenmiş oldu ;) .


(Dahaca Oylanmadı!)

Loading ... Loading ...

Nil Karaibrahimgil – Neşet Ertaş Telefon Kaydı

Yazan: froNau - Tarih: 14 Ağustos 2009 Cuma @ 12:34 - Kategori: Hayattan

Nil kızımız büyük üstad Neşet abiyi arıyor ve aralarındaki mevzuyu konuşuyorlar. Kişisel yorumum Nil’in tamamıyle yanlış anlaşıldığı yönünde. Ben inanıyorum ki Nil; “Neşet Ertaş sayemde tanındı” derken “beni tanıyanlar, beni takip edenler ve Neşet Ertaş’tan haberi olmayanlar sayemde adını duymuş oldu“yu kastetti. Ki bence anormal bir şey yok bunda. Herkes herkesi tanımak, bilmek zorunda mı? Bilmeyenler de öğrenmiş oldu bu vesileyle.

Nil Karaibrahimgil - Neşet Ertaş

Nil Karaibrahimgil - Neşet Ertaş

Resme tıklayarak konuşmayı dinleyebilirsiniz.


(Dahaca Oylanmadı!)

Loading ... Loading ...

Yeni Dizim: The OZ

Yazan: froNau - Tarih: 13 Ağustos 2009 Perşembe @ 18:55 - Kategori: TV & Sinema

Prison Break‘i hayırlısıyla bitirdikten sonra yeni bir hapishane dizisine kollarımı açtım; The OZ.

İkisi arasındaki en büyük fark tema aynı olsa bile konunun işleniş biçiminin farklı olması. PB’de tamamen firar ele alınırken The OZ’daki tema ise mahkumların günlük yaşantıları. Tabii böyle basit, sade bir şekilde “mahkumların günlük yaşantıları” deyince diziyi heyecansız, sıradan bir yapım olarak anlayabilirsiniz; ama tamamen farklı.

The OZ

The OZ

Bi’ kere her bölümde tekerlekli sandalyede oturan abimiz bi’ şeyler anlatıyor o bölümle alakalı. Gerçekten de bu çok hoş bir detay bana kalırsa. Öte yandan filmdeki karakterler ise tamamen sizi dizinin içine çekiyor. Oyunculuk performansı harika. Memurlardan kadın olan Edie Falco zaten The Sopranos‘taki başrol kahramanlarından bir tanesiydi ve dizide görür görmez içimden “tamam abi bu dizi kesin sarar” demiştim. Yanılmadım da.

Evin Gibisi Yok

"Evin Gibisi Yok"

Bir solukta 6 sezonu PC’me indirdim ve teker teker bölümleri izliyorum. Acayip aksiyonlu, sürekli bir sonraki bölümü merak ediyorsunuz. Bundan sonra büyük ihtimalle Lost‘a başlayacağım. Geç kalmış sayılmam sanırım (!) .

Ailenizin yazarı olarak, eğer hapishane hayatını merak ediyorsanız ve Prison Break’i izleyip, bitirip yeni maceralara atılmak istiyorsanız; evet siz de The OZ’u izlemeye başlamalısınız ;) .


(Dahaca Oylanmadı!)

Loading ... Loading ...

Evlenecem

Yazan: froNau - Tarih: 13 Ağustos 2009 Perşembe @ 12:08 - Kategori: Hayattan

Kafam evlilik programlarına (!) takık vaziyette şu aralar. Dalga geçmek amacıyla hazırladığım 2 resim var. En azından bir tebessüm oluşturması dileğiyle paylaşıyorum..

Cemalettin

Hayriye

HayriyeHayriye

Cemalettin


(Dahaca Oylanmadı!)

Loading ... Loading ...

Bu Bir Firefox Reklamıdır

Yazan: froNau - Tarih: 12 Ağustos 2009 Çarşamba @ 20:35 - Kategori: İnternet Dünyası

Yine okuyucularımdan gelen bir mail’i paylaşıyorum.

Video’muz hepimizin (!) -nası da genelledim ama- büyük bir beğeniyle kullandığı, hatta evimizden biri saydığı, sevimli tarayıcı, ilgiyle ve merakla takip ettiğimiz tarayıcı; Firefox ile alakalı.

Sözü daha fazla uzatmadan video’ya devrediyorum:

Bu da “yae hacı nası yapmışlar lan bunu” diyenler için geliyor;


(Dahaca Oylanmadı!)

Loading ... Loading ...

Bir Firefox Eklentisi: SkipScreen

Yazan: froNau - Tarih: 12 Ağustos 2009 Çarşamba @ 13:29 - Kategori: Bilgisayar Dünyası

Okuyucularımdan birisi bana en çok kullandığı Firefox eklentisi hakkında bir mail göndermiş. Bunu herkesle paylaşmam gerekiyor galiba :) .

SkipScreen

SkipScreen

Her neyse canlarım. Eklentimizin adı başlıktan da anlaşılacağı üzere SkipScreen. Özelliğini ise okuyucumun gönderdiği mailden alıntılıyorum;

“Rapidshare’de çok başıma geliyo süre saymaya başladıktan sonra download expired demesi, bu eklenti süre bitene kadar bekliyo ve size haber veriyo bi’
deneyin gerçekten güzel”.

Evet, sanırım birilerinin işine yarayacak türden bir eklenti.

İndirmek için şuradan davranın.


(Dahaca Oylanmadı!)

Loading ... Loading ...

Aykut Oray Vefat Etti

Yazan: froNau - Tarih: 11 Ağustos 2009 Salı @ 13:48 - Kategori: Hayattan

Bizimkiler dizisiyle tanımıştık “Sayın abimizi”. Gazete reklamlarında da oynamıştı bir dönem. Vatandaşa cart curt yok sözü hala aklımdadır.

Aykut Oray

Aykut Oray

Kalp krizi neticesinde bugün vefat etmiş. Allah mekanını cennet eylesin..


(Dahaca Oylanmadı!)

Loading ... Loading ...

Müslüman Bilim Adamlarının Bilinmeyen İlkleri

Yazan: mehakus - Tarih: 11 Ağustos 2009 Salı @ 12:59 - Kategori: Hayattan

Çok ilginç değil mi? Yıllarca yanlış bilgiler aşılandırıldı bize, yıllarca yabancı bilim adamlarından bahsedildi. Resmen kandırıldık ülke olarak. Mesela Newton’dan yerçekimini ”ilk bulan” kişi diye bahsederiz. Oysa yerçekimini ilk keşfeden; bilim adamı, pek tanımadığımız bir müslüman ”Razi“dir .

Bakın ilklerimize, atalarımız nelerle uğraşmış az da olsa anlamaya çalışın. Son birkaç yüzyılda ilim adına millet olarak neler yaptık. Hemen hemen hiçbir şey yapmadığımızı görebiliyoruz değil mi? Daha üniversitelerimiz bilim açısından; dünyada ilk 1000′ e bile girmekte zorlanıyor.

Bakın İlklerimize:

* İlk kağıt fabrikasını kuran alim; İbn-i Fazıl

* Kızamık ve çiçek hastalığını keşfeden alim; Razi

* Mikrobu ilk tanımlayan alim; Akşemseddin

* İlk kanser ameliyatını yapan alim; Ali bin Abbas

* Trigonometriyi ilk bulan alim; Battani

* Tanjant, cotenjant ve cosekantı ilk kullanan alim; Ebul Vefa

* Sıfırı ilk kullanan alim; Harizmi

* Binom formulünü ilk bulan alim; Ömer Hayyam

* İlk göz ameliyatını yapan alim; Ammar

* Atomun parçalanabileceğini ilk bulan alim; Cabir bin Hayyam


(Dahaca Oylanmadı!)

Loading ... Loading ...

Dosyaları Birden Çok Yere Aynı Anda Yükleyin

Yazan: froNau - Tarih: 11 Ağustos 2009 Salı @ 12:22 - Kategori: İnternet Dünyası

Dosya paylaşanlar için Rapidshare şüphesiz en büyük yardımcı kaynaktır. Fakat zaman zaman Rapid’de de sorunlar baş gösterebiliyor. En önemlisi de yüklediğiniz dosyanın şikayet sonucu silinmesi olabilir :) . Fakat artık DropRecord sayesinde bu soruna elveda diyebileceğiz.

DropRecord, seçtiğiniz dosyayı birden çok upload servisine “aynı anda” upload edebilme özelliğine sahip bir servis. Resim ya da bir arşiv dosyası olması bu durumu değiştirmiyor; yine de verilen görevi başarıyla yerine getirebiliyor.

DropRecord

DropRecord

Tabii buradaki en büyük sıkıntı upload için yeterli hızın olması. Türkiye şartlarında, 1 Mbit hızla aynı anda 3 ~ 5 servise 100 Mb’lık bir dosyayı yüklemeye çalışmak inanın çok büyük bir eziyet olacaktır :D . Yurtdışında yaşayanlar için ise şüphesiz müthiş bir servis :) .


(Dahaca Oylanmadı!)

Loading ... Loading ...
Toplam 65 sayfadan 10. sayfa« İlk Sayfa...89101112203040...Son Sayfa »